Göç, veda ve vefa

Beklenir göçmen kuşlar gibi eylül Şehrin üstündeki denizde Yavaş yavaş toplanır göç Bir sonraki sıcağa kadar El ayak çekilir şimdiki soğuktan  Kanatlar altından atılan son nazarlar, çığlık çığlığa Bazıları son kez görüyordur belki, kim bilir O yüzden vedanın hakkı...

Christina’nın dünyası

Hep uzaktı bir şeyler hayatında Ya bacakları adımlara, ya kolları tutunmaya. Yakınlaşmayı arzu ettikleri tıpkı bu ev kadar yakın, adım atmaz ayakları gibi uzaktı. uzak kalmak ne kadar acı ise, yakında olmak da tıpkı o siyah kargaların uzaklaşmak istediği ev gibi...

Gözağrısı

Sahilde düşerdim ellerinden Kıyıya vuran dalgalar alıp giderken Gözlerim kalırdı Açık Bilirim zira çokça kum dolardı GözAğrım olurdu sonra

Sen Değiştin….

Çiftlerin birbirlerine söyledikleri rutin replikler ve psikolojik mealleri -Sen değiştin… (suçlama, karşısındakinin değişen ihtiyaçlarını okuyamama ya da tehdit olarak algılama, öfke) -Hayır değişmedim….sadece… (savunma, ihtiyaçlarının farkında...

Yeni Bir Yıl mı, Yeni Bir Ben mi

Şu giden yıla ne çabuk sırtımızı döneriz. Yeni yıl için geri sayım başladığında, gidene hüzünle gelene ise umutla bakışımızın ardında ne var acaba? Hayal kırıklıkları, ayrılıklar, başarısızlıklar, hastalıklar, ve pek çok şeyle yüklü olan eski yılın, üstümüzde...

Tutmak, Tutunmak, Bırakmak Üzerine

“Dünyanın düşükleri ya da başka toprakların tohumları” Nevhan Varol / Psikeart Mart, 2013 “kök sal, dedi doğa..kök sal ve tutun bana..aslında nasıl olacağını gösterdim sana, dedi.. neden yapamadığına inandırmak istiyorsun beni ve kendini?.. kök sal, dedi doğa…sen bana...