kuleler kenti

Birinci kulede ümitsizlik vardı Rapunzel gibi uzatmıştı saçlarını karışan saçları için bir tarak arayacağımızı sanırken sen saçlarını kestin çünkü şimdi ah o saçlar,,, uzar mı yeniden sanmam İkinci kulede sadakat vardı cennet meyveleri arasında duran bir yılan gibi...

bastil kırmızısı

bastil ne zamandır sessiz ne duvarlarını yıkan var ne dehlizlerinde yaşayan isyan sözde özgürlükle bastırılmış çoktan kan rengi çığlıkların haklılığı olur mu hiç ister özgürlük ister baskı kan damarlarda akarsa yaşam bastil ne zamandır sakin mavisi mavi beyazı beyaz...

gel-git

Yaklaşmak yer açmak mandalin kadar içinde yavaş yavaş sokulmak birlikte büyümek bilmem kaç portakal kadar yavaş yavaş yabandan yakına dönüşmek içindeki yabancıya dokuz zaman ayırmak ardından için tanış olduğunu dışarı yaban atmak sonra adım adım bir yabancıyı...

etten duvar

Etten bir duvar ördün aramızda Yıkma, yıkılsa artık cinayet Aşmam, aşılırsa artık tecavüz Duvarları etten bir ocak yaktın ortamızda Bensizliği kavurdun, kanı çekilinciye kadar Tuz bastım üstüne sensizliğin, kabuk tutana kadar Etten bir siper kazdın aramıza sen ve ben,...

gölge, gölde, öl de

bekle dedim gölgeye hatta tut elimden ben biraz dalacağım diplere suyun içinde ve hatta dibinde ışık yok yaşayamazsın belki de bekle ama dedim gölgeye düşüyorum hatta üşüyorum çıkınca sarılır mutlaka diye düştüm düştüm daldım derinlere sonra vurgun, sonra yorgun nefes...

oyuncak müzesi

oyuncak sepetini boşaltırken kırık olanları bir kenara koymalı eski oyunları hatırlatsın, atma oyunlar kurulmalı yeniden oyun arkadaşları olmalı belki zamanı da gelmiştir tamircilik oynamanın kim bilir sepetteki kırıklar da oyuna katılır onarılır...