bilicilerin fısıltısından : şehr-i vuslat

tek kelamın, çok şey söylediği mekan-ı hiçten, kelamlar savaşında kaybolan söylemlerin mekanı olan, şehr-i vuslat’a bir mesaj taşır içi ak, dışı kara biliciler… derler ki; “siz ki, elinizdeki işaretlerle eşiğimdesiniz,,, siz ki, deryada bir...

bilicilerin fısıltısından : suret-i dehliz

bilse durmaz insan arkasındakini duvarın ya yürür ilerler arkasından ya geçer gider önünden. ne arkasında bıraktıklarına ne de ötesine geçmeye dertlenir. ve bilse insan, kendi duvarının arkasında yalnızca kendi gizlenir ya gider gizi çözer ya kaçar gizlenir… ve...

nefesin iç sesinden : suret-i kül

kim bilir kaç alemden geçti bu yürek ruhunu oturtana dek. ve kim bilir kaç kanat yaktı bu suret kendini küllerinden yaratana dek.

nefesin iç sesinden : kutsal yalnızlık

tütsü kokan mabetlerine gitmedim hiç doğunun ama kokusunun, taa içimden çıktığını bilirim o deli anlarımda. benliğimin bir bölümü gezinirken zamanın yelpazesinde bilirim tanıdık gelmiştir o sarı-gri, özlem ve sevgi kokan tanrı evleri… girmişimdir mutlaka...

ayrılık otu

içi boş kelimeleri sökerek indiriyorum, yazdıklarım geçmişinizle yüklü olmasın diye. duyulmamış sesleri indiriyorum sökerek, söylediklerim yanlış anlaşılmasın diye ve parmaklarımla kazıyorum yaşanmamış görüntüleri ayrılık otu kalmasın diye...

çöl

bir sigaranın ateşi ile deler gibi, umursuz, deldi yaşamı ve yaşam, sigara ateşi ile korlaşan, ufak bir kızıl noktadan büyüyerek, içinde kaybolunacak kızıl bir çöl yarattı… çöl, hem uçsuz bucaksız hem sıcak hem kum kadar zengin … çöl, bir o kadar yalnız,...