İki koza,,, İçinde iki tırtıl,,, Mırıl mırıl,,,yan yana Git gide yakın,,, Yavaş yavaş uzak,,, sadakat, ipekten ince bir bağ Koptu kopacak İki tırtıl,,,, Hem yakın hem uzak Git gide, ipek iki böcek,,, Kozalarını ördükçe,,, İçeride yalnız,,, Dışarıda mırıl mırıl,,,...
nasıl da şiddetli bir coğrafyası vardı aşkın sevginin kıyılarına kadar ne dik yamaçlar, ne derin okyanuslar ne yüksek uçurumlar sonunda ya birlikte survivors on the beach ya da kaybolmak between tides
göndere çektiği bayrakla ne yapacağını bilmeyen bir militan gibi,,, devrimden sonra gidecek yol bulamayınca depreşir karşı devrim korkusu ya da kabuslar mekan tutarken istiklal mahkemelerinde yargılanır geçmiş eskiyi, para gibi tedavülden kaldırmak kolay değil,,,...