beraber olmaktan fazlasını hak ediyorduk yoksa ölüyorduk ben, seni daral ağaçlardan indirdim ekmek bulamadığım için pasta yedirildiğim saraydan kaçarken “hadi ayrılalım, sen şu taraftan…” “ben de buradan” dediğimi bile duymadın karanlıkta kaybolurken…. farklı...
elinde kalmayan renklerden nasıl bir oto-portre çıkardı ki zaten hep yeni bir renk ararken, bulunan renklerin sahip olduğu yerleri yapıp bozmaktı olan, renkleri birbirine karıştırırken tualde boşluk oranı da önemliydi yoksa, yoksa daha pek çok figür yerleşebilirdi...
Çekelim yorganı üzerimize kapatalım dünyanın gözlerini Biliriz oysa karanlıkta büyür hücreler Biz ki hep korkanlarız karanlıktan o yüzden büyümedi yalnızlığımız “C” tipi ceza evi sandık tek başınalığı Koğuşları tercih ettik Bilemedik kıymetini kendi C’lerimizin...