çıkarınca o şatafatlı kıyafetleri üstünden etinin üstünde kıyafetlerin altında bir yamalı iç etek çirkin uyumsuz bir astar kirli iç çamaşırları sıyır, soyun, görün … çirkinimle yan yana çirkinini güzelin yanına eski bir oyun siyah-beyaz : “güzellik mi...
kadim kentlerin üzerinde kurulur gerçek kentler nefesi gizemli bir ruha mühürlü yenidir uydu kentler,,, gelişkin, gösterişli oysa eskinin en fakir semtinden bile fakirdir ana caddeleri kente ruhunu veren yaşanmışlıkların izi takipsiz ya da içinden çıkılmaz bir...
Dur ortasında ve çapı sen olan bir daire çiz ne içine çek dünyayı ne dışına çık dünyanın orada, izlediğin toza bulanmış gerçekliğin Dur ortasında ve çapı ben olan bir daire çiz pergelinin ucu üstadında olan ve her döndürdüğünde bir ayağını, diğer ucu yüreğine saplanan...
Hayal mahal hatırlıyorum kıyıdaki balıkçıyı köprü üstünden Karaköy’e yürüyüşümü Hayyam handa ninemle simit yediğim küçük büroyu Yanımdan geçen çivi topuklu ayakkabısı ile moderniteye yeni yeni alışan kadınları fötr şapkaları altından bakan er bakışları Mevkili...
kanatlarını bırak dedi zebani dünyaya ineceksen orada kuşlar uçar balıklar yüzer kanatlarını bırak dedi melek dünyaya ineceksen orada kediler mırıldar köpekler koşar kanatlarımı bırakmalıyım dedi dünyaya inerken orada yürümek, koşmak, düşmek ve kalkmak yani yaşamak ve...